Halk Oyunlarında Müzik ve Kostüm Problemi

David B. Truman; ‘’Çağdaş varoluşun karmaşıklığında öğrenim almış fakat eğitilmemiş; teknik becerileri olan fakat kültürü yetersiz kalan ihtisas sahibi kişi, tehlikenin ta kendisidir.’’ Diyerek insanların gördükleri öğrenimin niteliği ne olursa olsun yanında eğitimin özellikle de kültürel eğitimin eksikliğinde doğacak olan tehlikeyi en güzel şekilde ifade etmektedir.

 Kendi öz kültürümüzün mihenk taşı olan milli danslarımız, eğitimin hemen her yönteminin uygulanabildiği, dahası tarihi yöntemimiz olan usta çırak ilkesine dayandırılarak, bugüne kadar batmadan yüzdürülen, yüzlerce asırlık tarihi bir gemidir. Nefes alan, değişen kültür öğelerinde orjinalidir demenin mümkün olmadığı karmaşık bir yenidünyada halk oyunları; bazen yarışmaların, festivallerin gölgesinde bazen de gezek, kürsü başı vs. gibi yöresel unsurlarla sırtlanılıp korunmaya çalışılmaktadır.

 Küçümsenmeyecek kitlelere hitap eden halk oyunları; değişik tür ve şekillerde düzenlenen yarışmalarda, yarışma isminin önemine değil bu kültürel zenginliğin yaşatılmasına vurgu yapılsa da son zamanlarda ticari bir sektör olarak iş kolu yönünün de ön plana çıktığı bir süreçtedir.

 Halk oyunlarının genç kuşaklara sevdirilmesi, örnek teşkil etmesi ve pozitif teşvik unsuru olarak sürekli vitrinde tutulması amacıyla yarışmaların düzenlenmesi, üzerine de katılımın hat safhada olması tabiatıyla memnuniyet vericidir. Ancak bu yarışmalarda hazırlık sürecinin gerektirdiği sorumluluk sadece tarihi, sanatsal kaygı, geleneksellik gibi unsurlarla sınırlı olmayıp bir de mutlak ekonomik gideri vardır. Bu meslek kolundan direk olarak nemalanan profesyonel topluluklar haricinde bütün bu organizasyonun bir parçası olabilmek ve bu payede kültürel öğelerin, bulundukları çevrede yaygın hale gelmesi, sosyal yönden de kişilerin gelişimine katkıda bulunmak adına uğraş veren kurum ve kuruluşlar yok sayılamaz.

 Okullarda ya da derneklerde insanları ortak gaye olan halk oyunlarının etrafında toplayan idareciler, çoğu zaman oyun derleyen, düzenleyen koreografisini yapan bir halk oyunları öğretmeniyle çalışma imkanı bulabilmektedirler. Söz konusu; bütün bu organizasyonun son ama en önemli halkalarından biri olan, müzik ve kostüme gelindiğinde, bu kurumların sıkıntıları açığa çıkmaya başlamaktadır. Yarışma da giyecek kostümünü diktiremeyen, müzisyen giderlerini karşılayamayan idareciler rica minnet gönüllü olarak döndürmeye çalıştıkları bu etkinliklerden vazgeçme noktalarına gelmektedirler.

 Gönüllülük esasının korunduğu küçük kurum ve kuruluşlarda ayrı ayrı kostüm diktirilmesi müzik kaydının yaptırılması, hiçbir maddi getirisi olmayan bir ortamda mümkün değildir. Ortak kostüm ve müzik kullanımı, rekabetçi zihniyetlerin işgüzarlıklarıyla imkansız hale getirilmektedir. Sponsorluklarla ve ikili ilişkilerle ayakta durmaya çalışan bu kurum ve kuruluşların böylesine önemli bir kültürel yansımanın sürekliliğinin sağlanması amacıyla ilgili bakanlıkların ve federasyonun çözüm önerisi; her koyun kendi bacağından asılır şeklinde olmamalıdır. Herkesçe bilinen ortak maliyet hesabının en azından bir kısmına teşvik sağlanmalı ve il temsilciliklerince takibi yapılarak amaç doğrultusunda bu kaynak yönlendirilmelidir.

                                                                         Özgür YİĞİT - 2012 / Kütahya

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 3.5/5 (3 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: +4 (from 4 votes)
Halk Oyunlarında Müzik ve Kostüm Problemi, 3.5 out of 5 based on 3 ratings